Şüphesiz ki Tomris Uyar, edebiyatımızın en sansasyonel isimlerinden biridir. Bunun temel sebebiyse Tomris Uyar’ın kendisinden çok aşıklarıyla bağıntılıdır. Tomris Uyar’ın aşıkları arasında Ülkü Tamer, Cemal Süreya, Edip Cansever, ve Turgut Uyar gibi ünlü İkinci Yeni şairlerimiz vardır. Tomris Uyar soyadı bile Turgut Uyar’la yaptığı evlilikten mirastır. Bu makalemizde Tomris Uyar’ı ve Tomris Uyar’ın aşıklarının öyküsünü inceleyeceğiz

Tomris Uyar Hayatı ve Edebiyatı

Tomris Uyar, hukukçu bir ailenin kızı olarak Gedik soyadıyla 15 Mart 1941 tarihinde dünyaya gelmiştir. Tomris Uyar, eğitimini Robert Kolejinde gördü. Üniversite eğitiminiyse İstanbul Üniversitesinde İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsünde tamamlayan Tomris Uyar, eleştirel bakış açısını burada kazandı. Tomris Uyar aynı zamanda da CHP Trabzon Milletvekili Süleyman Sırrı Gedik’in de torunudur. Aynı zamanda Papirüs Dergisinin de kurucularından olan Tomris Uyar, yaptığı çevirilerle de Tomris Uyar ismini duyurmuştur. Tomris Uyar, ilk evliliğini 1962 yılında Ülkü Tamer’le yaptı. Ancak Ülkü Tamer-Tomris Uyar evliliği bebeklerini trajik bir biçimde kaybetmelerinin ardından son buldu. Öykücü Tomris Uyar; çeşitli yazılarını Varlık ve Soyut gibi dergilerde yayımladı. Ayrıca Tomris Uyar 10 öyküden oluşan Yürekte Bukağı ile 1979, Yaza Yolculuk-Tomris Uyar ile de 1986 Sait Faik Hikaye Armağanını kazanmıştır. Tomris Uyar, 2003’te yemek borusu kanserinden vefat etmiştir.

Tomris Uyar, yaşamı boyunca öykü türünde eserler vermiştir. Tomris Uyar’ın öykülerinde modern ve birey odaklı anlatım ortaya çıkar. Bu vesileyle Tomris Uyar öykülerinde sıradan anları derinleştirir ve karakterlerin içsel çatışkılarını işler. Tomris Uyar aynı zamanda hikayelerinde büyük olaylardan çok ufak ama manalı kırılma anlarına odaklanır. Bu yönüyle Tomris Uyar, klasik hikayeden ayrılıp Tomris Uyar “Öykücülüğünü” modern çizgiye kaydırmıştır. Ayrıca Tomris Uyar metinlerinde psikolojik derinlik ve bireyselliğe de önem vermiştir. Tomris Uyar bu sayede öykülerinde insan duygularının nahifliğine ve yabancılaşmaya dikkat çekmiştir. Bir kadın olmasından da ileri gelen bir özellik olarak Tomris Uyar, hikayelerinde kadınların iç dünyasına önem verir. Tomris Uyar son olarak sade ve yoğun bir dil kullanır. Bu sayede Tomris Uyar, okurlarına doğrudan anlatmak yerine sezdirir. Tomris Uyar bu gibi yollarla edebiyatta kadını da ön plana çıkarmıştır.

Güzel ve Çekici Yazar Tomris Uyar
Tomris Uyar Gençliği

Tomris Uyar, ağdalı dil kullanımından alabildiğine kaçınır. Basit ama tesirli cümlelerle Tomris Uyar, dilde yersiz gösterişe karşı durur. Kadın bakış açısını da en iyi işleyen yazarlardan biri Tomris Uyar’dır. Tomris Uyar kadın karakterlerini klasik tiplemelerden uzak işler ve yine Tomris Uyar böylece kadının cemiyetteki mevkisini sorgular. Tomris Uyar eserlerinde feminist bir tutum ortaya koymasa da bu duruma duyarsız kalmamıştır. Tomris Uyar özellikle “İpek ve Bakır-Tomris Uyar”, “Dizboyu Papatyalar-Tomris Uyar” ve “Yürekte Bukağı-Tomris Uyar” gibi eserleriyle önemli kadın edebiyatçılarımızdandır. Tomris Uyar, roman yerine öykücülüğü seçerek Türk Öykücülüğünün gelişmesine katkı sağlamıştır. Tomris Uyar aynı zamanda çevirmen kimliğiyle de Dünya Edebiyatını hem kendisi tanımış, hem de Tomris Uyar olarak Türk okuruna tanıtmıştır. Bu sayede Tomris Uyar yazılarında birikimini yansıtmış ve evrensel bir dil kullanarak Tomris Uyar ismini Türk okuruna tanıtmıştır.

Ülkü Tamer’le Evliliği

Tomris Uyar ve Ülkü Tamer çifti kolejden mezun oldukları gibi evlenmiştir. Tomris Uyar’a tutkuyla bağlı olan Tamer, Tomris Uyar’ı kolejden beri çok sevmiş ve de saymıştır. Evlenene kadar Tomris Uyar’la mutlu bir hayat süreceklerine inanmış, ona olan aşkı katlanarak artmıştır. Öyle ki Tomris Uyar ile de kolejden mezun olur olmaz evlenmeleri aşklarının en büyük göstergelerinden biridir. Tomris Uyar’ın evliliklerinin ilk yılında yaptığı Tagore’den Şekerden Bebek çevirisinde Tomris Uyar, “Tamer” soyadını kullanmıştır. Sırf tek başına bu bile Tomris Uyar gibi özgür ruhlu bir kadının Tamer’i ne kadar sevdiğini göstermektedir. İşte böyle tutkuyla başlayan Tomris Uyar’ın evliliği, hiç beklenmedik bir biçimde son bulacaktı. Bütün bu ayrılık trajedisiyse, Tomris Uyar’ın çocukları Ekin’i dünyaya getirmesiyle başladı.

Tomris Uyar, her anne gibi çocuğunu dünyaya getirmekten çok mutluydu. Ayrıca Tomris Uyar bu yavrunun evliliklerini sağlamlaştıracağına inanıyordu. Aynı şekilde Tomris Uyar’ın eşi Tamer de Tomris Uyar ile olan evliliğini pekiştirecek bir nimet olarak görüyordu Ekin’i. Ancak tam da bu noktada Tomris Uyar’ın evliliği, Tomris Uyar dahil kimsenin haberi olmasa da trajik bir şekilde son bulmak üzereydi. Tomris Uyar’ın henüz iki haftalık bebeği Ekin, Tomris Uyar ve Tamer çiftini ezaya gark edecek şekilde sütten boğularak vefat edince, işler tepetaklak oldu. Bu trajediden sonra birlikte kalamayan Tomris Uyar ve Tamer çifti, evlendikten 1 yıl sonra 1964 senesinde boşandılar. Belli ki Tomris Uyar’la boşanmalarının sebebi, birbirlerini sevmelerinden bağımsız olarak paylaştıkları büyük acıydı. Tomris Uyar’ın Ekin’i dünyaya getirmesinin bütün bunlara yol açacağını Tomris Uyar ve Ülkü Tamer de dahil kimse öngöremezdi şüphesiz.

Cemal Süreya ve Edip Cansever

Hikayemizde Tomris Uyar’ın gözünden Cemal Süreya-Tomris Uyar ilişkisini anlatmakla başlayalım. Ankara Sanatseverler Derneği Lokalinde Tomris Uyar’la tanıştılar. Tomris Uyar’la kısa sürede yakınlaşan Süreya, Tomris Uyar’la babasının Taksim’deki dairesinde yaşamaya başladılar. Tomris Uyar ile ilişkisi üç yıl kadar sürmüş olsa da Cemal Süreya, hiçbir zaman için Tomris Uyar ile evlenmemiştir. Tomris Uyar bu süreçte Süreya’nın pek çok şiirine ilham olmuş ve onun şiirlerine “Tomris Uyar” ismini kazımıştır. Tomris Uyar’ın “Şahsiyet Rötarı” olarak adlandırdığı pek çok sebepten Süreya’nın Tomris Uyar ile olan ilişkisi nihayete ermiştir üç yılın ardından. Her gün işten çıkar çıkmaz evin yolunu tutan Süreya’ya Tomris Uyar, biraz gezip dolaşmasını eve geç gelmesini söylemiştir. Ertesi gün Tomris Uyar’ın halı silkelerken balkondan Süreya’nın kapıda oturduğunu görmesiyle Tomris Uyar, aradığı aşkın Süreya olmadığını anlamış olacak ki Tomris Uyar-Cemal Süreya çifti, kısa süre içinde ayrılmışlardır.

Tomris Uyar’ın bir diğer hayranı olan Edip Cansever ise Tomris Uyar ile hiçbir zaman beraber olmamıştır. Cansever’in Tomris Uyar’a olan sevgisi ve hayranlığı edebiyat çevresince uzun süredir biliniyor olsa da o, Tomris Uyar’a hiçbir zaman adım atmamıştır. Öyle ki Cansever, Tomris Uyar’ın doğumgününde her sene ona yeni bir şiir ithaf etmiştir. Cansever’in Tomris Uyar’a yazdığı en meşhur şiiriyse “Hayranım Sana” şiiridir. Bunun yanında bir rakı masasında Tomris Uyar’la karşılıklı otururken bir mendile, Tomris Uyar’ın rakıyı, kendisininse Tomris Uyar’ı sevdiğini yazmıştır şairane kimliğiyle. Ancak belirttiğimiz gibi Tomris Uyar, bu platonik aşığıyla hiçbir zaman ciddi bir ilişki yaşamamıştır. Bu sebeple de Cansever, Tomris Uyar’ın aşıkları arasında onu en karşılıksız seven hayranı olarak yerini almıştır.

Turgut Uyar’la Evlenmesi

Turgut Uyar ve Tomris Uyar
Turgut Uyar ve Tomris Uyar

O zamanlar Tomris Uyar’a soyadını verecek olan Uyar, evliliğindeki gerginlik nedeniyle 7 yıldır şiir yazamaz haldeydi. Tomris Uyar ise, 1966 yılında Cemal Süreya’dan ayrılmak üzereydi. Uyar, eşinden ayrılıp çocuklarıyla İstanbul’a geldiğinde Tomris Uyar’la tanıştı ve mektuplaşmaya başladılar. Tomris Uyar’ın en şanslı aşkı Turgut Uyar’dır denebilir, zira Tomris Uyar onun esin perisi olup tekrardan şiire başlamasını sağladı. Tomris Uyar’ın ifadeleriyle Tomris Uyar-Turgut Uyar ilişkisinde Tomris Uyar, Turgut Uyar’ın kendisini kaybetmekten çok fazla endişe etmesinden şikayetçiydi. Buradan Turgut Uyar’ın Tomris Uyar’ın üzerine ne kadar titrediğini anlayabiliriz sanıyorum. Tomris Uyar, ona her fırsatta bir rekabetin söz konusu olmadığını söylemiş ve ünlü şairin içini ferahlatmıştır. Tomris Uyar’ın en uzun ilişkisi olan Turgut-Tomris Uyar evliliğiyse, Turgut Uyar’ın 1985’te sirozdan hayatını kaybetmesiyle sona erdi. Bizce de Tomris Uyar’ın en mutlu ve uzun ilişkisi Turgut Uyar’la olanıydı. Çünkü onun Tomris Uyar’a ne kadar aşık olduğu sırf  Tomris Uyar’ın adına yazdığı şiirlerden bile epey anlaşılmakta.